• Av. Demet Güney

“Orman Şerhi” Konması Nedeniyle Tazminat Davası

Ülkemizde uzun yıllar boyunca orman kadastrosu ile genel kadastro faaliyetlerinin birbiriyle uyumlu şekilde yürütülememesi ve yetkili devlet görevlilerinin itiraz etmesi gereken işlemlerdeki ihmalleri nedeniyle pek çok mağduriyet yaşanmaktadır. Vatandaş, maliki olduğu tapulu taşınmazı hakkında ya “tapu iptal ve orman adına tescil davaları” ile karşı karşıya kalmakta ya da tapu müdürlüğüne gittiğinde, taşınmazı üzerine “orman şerhi” konduğunu öğrenerek tasarruf hakkından yoksun bırakılmaktadır. Peki, tapulu taşınmazının üzerine “orman şerhi” konması nedeniyle mülkiyet hakkı zarar gören vatandaşın hukuken yapabileceği bir işlem var mıdır?


Orman vasfındaki bir taşınmaz tapulanabilir mi?

Anayasamıza göre, orman vasfına sahip bir taşınmazın özel mülkiyete konu olması ve tapuya bağlanması mümkün değildir, zira ormanlar kamu malı sayılmaktadır. Kısa zaman öncesine kadar, orman kadastrosu ile genel kadastro farklı ekiplerden oluşmakta ve farklı yasal düzenlemelere tabi olarak birbirinden habersiz ve bağımsız çalışmaktaydı. Kadastro çalışmalarındaki uyuşmazlık yüzünden, orman vasfına sahip bazı taşınmazların, genel kadastro çalışmalarında özel mülkiyete konu edilebileceğine dair kararlar verilmiştir. Bu hatalı işlemlere, devlet görevlilerinin derhal itiraz etmesi gerekirken ihmalkar davranmaları neticesinde ise, şahıslar adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Sonuçta, anayasal düzenlemeye göre kamu malı sayılan orman arazisinin tapulanması mümkün olamayacağından, uzun vadede ya vatandaşın tapusu elinden alınmakta ya da tapu kütüğüne eklenen “orman şerhi” ile mülkiyet hakkının içi boşaltılmaktadır.


Orman şerhi” ne anlama gelir?

Tapu müdürlüklerinde, taşınmazın beyanlar hanesine “orman şerhi” konması, taşınmazın tamamı veya bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit haritasında bulunduğu anlamına gelir. Böylece, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı devam etse de, taşınmazı alıp-satamaz, devir/temlik/ipotek işlemlerine konu edemez. Sonuç olarak, gerek Anayasa gerekse uluslararası anlaşmalarla korunan temel haklardan olan “mülkiyet hakkı”nın sağladığı hak ve yetkilerden mahrum bırakılan vatandaşın elinde kuru bir tapu kalır.


Orman şerhinedeniyle açılacak maddi tazminat davası

Orman vasfı nedeniyle tapuya bağlanması anayasal olarak mümkün olmayan taşınmazların özel mülkiyete konu edilmesi durumunda, devletin kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan bir zararın oluştuğu kabul edilmektedir. Bu zararın, kadastro çalışmaları ya da tapu kütüğünün tutulması aşamasında oluşup oluşmadığının önemi yoktur. Burada önemli olan tek şey, işlemi yapan devlet görevlisinin hukuka aykırı bir işlem yapması ve bu durumun zarara yol açmasıdır. Yargıtay’ın kabulüne göre, tazminat, oluşan gerçek zarar kadar olmalıdır. Yani, taşınmazın dava tarihindeki değeri tespit edilmelidir. Arsa ise emsal satışlara göre, arazi ise konumu, şartları ve yetişen ürün çeşitlerine göre taşınmazın gerçek değeri hesaplanır.


Zamanaşımı süresi ne kadardır?

Orman şerhi” sebebiyle açılan tazminat davaları için 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.

* Konu hakkında daha fazla bilgi almak ve her türlü sorunuzu iletmek için iletişim bilgilerimizden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

** Yukarıda yer alan yazı yalnızca paylaşım amacıyla tarafımızca hazırlanmış olup herhangi bir vekil-müvekkil ilişkisi doğurmamaktadır. Bu nedenle hukuki soru ve işlemleriniz için birebir bir hukukçudan destek almanız ve somut olayınız ile ilgili olarak sadece paylaşım ile hareket etmemeniz tavsiye edilir.

*** Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde kullanılması durumunda başta FSEK olmak üzere yürürlükteki ilgili mevzuatlar uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



200 görüntüleme

Güncel Yazılar / Makaleler

© 2017 Güney Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.